İşgal ordularına karşı sıktığı ilk kurşunla Türk milletinin bağımsızlık meşalesini ateşleyen şehit gazeteci Hasan Tahsin, şehadetinin 107’nci yıl dönümünde Konak’ta anıldı. Törende, Hasan Tahsin’in kalemi ve eylemiyle özgür basının en büyük sembolü olduğu vurgulandı.
İşgal ordularına karşı sıktığı ilk kurşunla Türk milletinin bağımsızlık meşalesini ateşleyen şehit gazeteci Hasan Tahsin, şehadetinin 107’nci yıl dönümünde Konak’ta anıldı. Törende, Hasan Tahsin’in kalemi ve eylemiyle özgür basının en büyük sembolü olduğu vurgulandı.
15 Mayıs 1919'da emperyalist işgale karşı gösterdiği destansı direnişle adını tarihe altın harflerle yazdıran Hukuk-u Beşer Gazetesi Başyazarı Hasan Tahsin (Osman Nevres), Konak Atatürk Meydanı’ndaki İlk Kurşun Anıtı önünde düzenlenen resmi törenle yâd edildi.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) tarafından organize edilen anma programına; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İGC Başkanı Dilek Gappi, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Hasan Tahsin’in sadece bir gazeteci değil; emekten, eşitlikten ve kadın haklarından yana tavır alan ileri görüşlü bir aydın olduğunu belirtti. Basın özgürlüğünün demokrasinin can damarı olduğunu söyleyen Yıldır, şu ifadeleri kullandı:
"Hasan Tahsin’in attığı o ilk kurşun, aslında toplumu boğmak isteyen karanlığa karşı sıkılmıştı. Bugün de meslektaşları aynı karanlığı dağıtmak için kalemleriyle savaş veriyor. Özgür basın olmadan adaletten ve demokrasiden söz edilemez. Yerel yönetimler olarak, basın özgürlüğünü her şartta savunacağız. Bu topraklarda yanan özgürlük ateşi hiçbir zaman sönmeyecek."
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ise konuşmasında gazetecilik mesleğinin onuruna ve günümüzde karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çekti. Hasan Tahsin’in mirasının Türk basınının omuzlarında büyük bir sorumluluk olduğunu ifade eden Gappi, şöyle konuştu:
"Hasan Tahsin’in sıktığı o kurşun, topyekun bir ülkenin bağımsızlık çığlığıydı. Gerçek bir gazeteci, toplumun acılarına sırtını dönemez. Bizler, gerektiğinde özgürlük uğruna canını veren ama asla kalemini satmayan bir gelenekten geliyoruz. 107 yıl önce halkı uyandırmak isteyenleri susturamayanlar, bugün de gerçeğin sesini kısamayacaklar. Mustafa Kemal Atatürk ve Hasan Tahsin’in izinde yürüyen gazeteciler olarak susmayacağız, yanlışları yazmaya devam edeceğiz."
Tören, İlk Kurşun Anıtı’na karanfillerin bırakılması ve saygı duruşunun ardından sona erdi.
Yorumlar